Avrupa Birliği (AB), Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna'daki savaşın sona ermekte olduğu ve bunun sadece Amerika ile değil, Avrupa ile de müzakere edilmesi gerektiği yönündeki açıklamasına çok ölçülü bir tepki verdi.
İtalyan gazetesi Corriere della Sera, perde arkasında Avrupa adına Moskova ile kimin ve ne için müzakere edeceği konusunda görüşmelerin çoktan başladığını, en çok adı geçen ismin ise yakın zamanda Rusya ile müzakerelerin yapılması gerektiğini vurgulayan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron olduğunu yazıyor.
Ayrıca, eski Almanya Başbakanı Angela Merkel, akıcı Rusça konuşan eski Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinisto ve eski İtalya Başbakanı Mario Draghi de akla geliyor.
Ancak Putin'in, AB Yüksek Temsilcisi Kaja Kalas'ın "güçlü bir Rus lobicisi" olarak tanımladığı ve bir Rus petrol şirketinin liderlerinden biri olan eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder'i görevlendirme teklifi kabul edilemez olarak değerlendiriliyor.
Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ise Putin ile görüşmelerin "doğru zaman geldiğinde" yapılması gerektiğini söyledi.
Financial Times'a göre, Avrupa başkentleri ABD Başkanı Donald Trump önderliğinde Ukrayna'daki savaşı sona erdirmek için yürütülen müzakerelerden giderek daha fazla hayal kırıklığına uğruyor ve Putin ile olası görüşmelere hazırlanıyor.
AB'deki medya ve politikacılar bunu reddetmiyor, aksine Putin'den gelen ve hâlâ net olmadığı söylenen bu mesajı dikkate almayı oldukça faydalı buluyorlar; ancak Kiev'in de bu konuda söz vermesi gerektiğini vurguluyorlar.
Corriere della Sera gazetesi, "Macron'un Aralık ayındaki AB zirvesinde talep ettiği gibi, Rusya ile özel bir temsilci veya müzakereci atanması konusu Brüksel'de yeniden görüşülüyor" diye bildiriyor.
Milano gazetesi, "AB diplomatik kaynakları, Kremlin'in çatışmayı sona erdirme ve kalıcı barışı sağlama konusundaki kararlılığının ne kadar ciddi olduğu net olmadığı için tüm bunların hâlâ gayri resmi olarak görüşüldüğünü belirtiyor" diye yazıyor.
Corriere della Sera gazetesi, İtalyan Dışişleri Bakanı Antonio Tajani'nin "barışın düşmanla müzakereler yoluyla sağlanmasının makul olduğu" değerlendirmesini aktardı.
AB'deki medya değerlendirmeleri Putin'in teklifine ilişkin farklı görüşler sunarken, Viyana gazetesi Kurir, Rusya-Ukrayna savaşının uzunluğu bakımından Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarıyla karşılaştırılabileceğini ve "kaybedenin Putin'in Rusyası olabileceğini" yazdı.
Kurir gazetesinin bir yorumcusu, "Rus ekonomisi şu anda sağlam ve savaşı finanse edebilecek durumda olsa da, Rusya'daki ne halk ne de siyasi elitler, yaşlı liderin mantıksız hırsları uğruna kendilerini feda etmeye hazır değiller" diyor.
Finlandiya gazetesi Kaiupalehti, Ukrayna'daki savaşta Rusya'nın ilk küçük askeri yenilgilerinin bir şeylerin değişmekte olduğunu gösterdiğini, "Putin'in popülaritesinin ise savaşın başlangıcından bu yana en düşük seviyesinde olduğunu" belirtiyor.
Finlandiya gazetesi, "Halk sindirilmiş ve itaatkâr, ancak asıl soru, bu hayal kırıklığının iktidardaki elit kesimde ne ölçüde hissedildiğidir" diye belirtiyor ve ekliyor: "Tamamen yozlaşmış bir sistemde, en büyük zarar paradır; para akışı azaldığında isyanlar çıkar."
Daha fazlasını görün:
Uygulamayı indirin ve haberleri takip edin.
BİZİ TAKİP EDİN

