Sadece Devlet Başkanı, Hükümet ve Parlamento korumaları mı maaş zammı aldı?

İçişleri Bakanlığı, "Vijesti"nin sorularına yanıt vermedi; bu sorular arasında maaş artışı kararının gerçekten alınıp alınmadığı, kimin önerdiği ve neden sadece Kişi ve Tesis Güvenliği Sektörü çalışanlarının bir kısmını kapsadığı yer alıyordu.

30176 görüntüleme 109 tepki 36 yorum(a)
İşin karmaşıklığı kazancı artırdı mı?: Mandić'in parlamento binasındaki güvenliği (arşiv/resim), Fotoğraf: BORIS PEJOVIC
İşin karmaşıklığı kazancı artırdı mı?: Mandić'in parlamento binasındaki güvenliği (arşiv/resim), Fotoğraf: BORIS PEJOVIC
Uyarı: Çeviriler çoğunlukla yapay zeka çevirmeni aracılığıyla yapılır ve %100 doğru olmayabilir.

"Vijesti"nin çeşitli kaynaklardan edindiği bilgilere göre, üç cumhurbaşkanını koruyan polis memurlarının maaşları bu aydan itibaren yüzde 20 oranında artırıldı; ancak Kişisel ve Tesis Güvenliği Sektörünün diğer çalışanları bu artıştan muaf tutuldu.

Gazeteye göre, polis memurlarının sadece bir kısmı, yani cumhurbaşkanının güvenliğini sağlamakla görevli olanlar, zam aldı. Jakov Milatović, Meclis Başkanı Andrija Mandiç ve Başbakan Milojko SpajicAyrıca aile üyelerinin korunmasına da odaklanılıyor. Aynı kaynaklara göre, artışın nedeni "işin karmaşıklığı" olarak açıklanıyor.

"Vijesti"ye konuşan çeşitli kaynaklar, üç cumhurbaşkanının güvenliğinden sorumlu polis memurlarının, artırılmış maaşlarının yanı sıra, aynı sektördeki diğer meslektaşlarına kıyasla ek avantajlara da sahip olduklarını belirtti.

Gazetenin kaynaklarına göre, görev süreleri boyunca kendilerine takım elbise satın alma imkanı ve günde üç sıcak yemek de dahil olmak üzere yiyecek sağlanıyor; aynı bilgilere göre bu durum, Kişi ve Tesis Güvenliği Sektöründeki diğer ekipler için geçerli değil.

İçişleri Bakanlığı (MUP), bu metnin yayınlanmasına kadar "Vijesti"nin söz konusu kararla ilgili sorularına yanıt vermedi.

İçişleri Bakanlığı, maaş artışına ilişkin kararın gerçekten alınıp alınmadığı, kimin önerdiği ve neden sadece Kişi ve Tesis Koruma Sektörü'ndeki bazı memurları kapsadığı, koruma altındaki kişi ve tesisler için güvenlik görevi yapan tüm polis memurlarını kapsamadığı konusunda herhangi bir açıklama yapmadı.

Kararın nasıl alındığı sorusu da hâlâ cevapsız kalıyor; yazılı bir kanun, karar veya yönetmelik var mı, yoksa artışın yasallığı ve gerekçesinin doğrulanabileceği resmi bir belge olmaksızın, sözlü olarak mı uygulamaya konuldu?

İçişleri Bakanlığı, farklı ekiplerdeki polis memurlarının benzer risk ve sorumluluk düzeyinde görevler yerine getirdiği göz önüne alındığında, bu tür seçici bir maaş artışının aynı hizmet içinde ayrımcılık teşkil edip etmediği sorusuna yanıt vermedi.

Devlet Başkanı, Meclis Başkanı ve Başbakanı koruyan polis memurlarının işinin diğer ekiplerin işine kıyasla "daha karmaşık" olduğuna dair değerlendirmenin kim tarafından ve nasıl yapıldığı veya bu değerlendirmeyi yapmak için hangi kriterlerin kullanıldığı açıklanmadı.

Siyasi elitin ve ailelerinin güvenliğinin, Özel Polis Dairesi başkanı gibi nesnel olarak ciddi güvenlik tehditlerine maruz kalan diğer koruma altındaki kişilerin güvenliğinden neden daha karmaşık ve riskli olarak ele alındığı sorusuna da henüz bir yanıt verilmedi. Predrag Şukoviç, Baş Özel Savcı Vladimir Novovićdiğer özel savcılar, polis müdürleri Lazar ŠćepanoviçAyrıca aralarında birçok kadın gazetecinin de bulunduğu.

Ayrıca, bu kararın, üç cumhurbaşkanı ve ailelerinin güvenliğini sağlayan polis memurlarının sürekli risk altında olduğu, diğerlerinin ise olmadığı anlamına gelip gelmediği ve risk değerlendirmesinin korunan kişinin konumu veya siyasi statüsüne değil, güvenlik parametrelerine dayanması gereken bir sistemde bunun ne mesaj verdiği de belirsizdir.

İçişleri Bakanlığı, maaş artışının işin zorluğu, riski ve sorumluluğuyla gerekçelendiriliyorsa, koruma altındaki kişilerin güvenliğini sağlamakla görevli tüm polis memurlarını neden kapsamadığına dair bir açıklama yapmadı.

Bu tür bir önlemin, siyasi elitin güvenliğinin ayrıca ödüllendirildiği, buna karşılık savcılar, polis memurları ve koruma altındaki gazeteciler de dahil olmak üzere diğer savunmasız vatandaşların güvenliğinin daha az önemli görüldüğü bir sistemi getirip getirmediği sorusu da cevapsız kalmaktadır.

Bu kararın kaç polis memurunu kapsadığı veya bütçeye yıllık toplam maliyetinin ne olduğu konusunda kesin bir veri sağlanmadı.

İçişleri Bakanlığı'nın önümüzdeki dönemde koruma altındaki kişilere güvenlik sağlayan diğer ekiplere de bu artışı genişletmeyi planlayıp planlamadığı da bilinmiyor; eğer böyle bir plan yoksa, aynı hizmette ve aynı sektörde çalışan polis memurlarına yönelik eşitsiz muameleden kim sorumlu olacak?

Eşitsiz muamele ve dışarıdan elde edilen kazançlar

"Vijesti" daha önce, seyahat halindeyken koruma altındaki kişilerin korunmasında görevli polis memurlarının çalışma koşullarıyla ilgili soruşturmalar aracılığıyla, Kişi ve Tesis Koruma Sektörü içindeki ekipler arasında farklı muamele yapıldığı konusunu gündeme getirmişti.

"Vijesti"nin çeşitli kaynaklarından edindiği bilgilere göre, koruma altındaki kişilere iş yeri dışında eşlik eden polis memurları, bazı durumlarda, eğer koruma altındaki kişi beş yıldızlı bir otelde kalıyorsa, aynı otelde kalmak yerine dört yıldızlı otellerde konaklamaya yönlendiriliyorlar. Bunlar, memurlar listesinde yer almayan, ancak risk altında oldukları belirlendiği için polis tarafından koruma altına alınan kişilerdir.

Kaynaklar ayrıca, sahada güvenlik görevi yapan polis memurlarına, konaklamalarının bir parçası olarak verilen kahvaltı dışında, çoğu zaman yemek verilmediğini ve gün içinde ücretli yemeklerinin olmadığını iddia ediyor.

"Vijesti" gazetesinin yayın kurulu daha önce İçişleri Bakanlığı'na, koruma altındaki kişilerin güvenliğinden sorumlu polis memurlarının beş yıldızlı otellerde kalamayacağını hangi kanunun öngördüğü, memurların görev yerlerini terk edip başka bir şehre gittikleri durumlarda çalışma koşullarının nasıl sağlandığı ve aynı kuralların en yüksek devlet görevlilerinin güvenliğini sağlayan polis memurları için de geçerli olup olmadığı konusunda sorular yöneltmişti.

İçişleri Bakanlığı'nın yanıtında, koruma altındaki kişilerin güvenliğini sağlayan polis memurlarının konaklama ve yemek ihtiyaçlarını düzenleyen genel bir kanun olup olmadığı belirtilmemiş, bunun yerine doğrudan fiziksel güvenlik görevlerinin yöntemi ve organizasyonunun yanı sıra bu vesileyle alınan önlemler ve eylemlerin, Koruma Altındaki Kişilerin Güvenliğine İlişkin Bireysel Planlar tarafından düzenlendiği ifade edilmiştir.

Planların, Polis Müdürlüğü tarafından sağlanan kişi, tesis ve alanların belirlenmesine ilişkin Hükümet Kararının 12. maddesinin 3. fıkrasına ve Polis Müdürlüğü tarafından sağlanan kişi, tesis ve alanların korunma önlemlerinin içeriği ve derecelerine ilişkin Talimatların 5. maddesine uygun olarak hazırlandığını belirttiler.

İçişleri Bakanlığı ayrıca, güvenlik planlarının Bilgi Gizliliği Kanunu uyarınca gizli bilgi niteliğinde olduğunu ve bu nedenle sorulan sorulara cevap veremeyeceklerini belirtti.

Bonus videosu: